Emekli maaş artışları açıklandı.
Rakamlar konuşuldu, oranlar paylaşıldı, tablolar hazırlandı.
Ama mutfak yine sessiz kaldı.
Pazar filesi yine yarım doldu.
Eczane kuyruğunda bekleyen emeklinin yüzü yine eğildi.
“Zam yapıldı” deniyor.
Ama emekli için değişen pek bir şey yok.
Çünkü bu artışlar, hayat pahalılığının çok gerisinde.
Bugün bir emekli maaşıyla geçinmek mümkün mü?
Kira, faturalar, ilaçlar, gıda…
Hangisinden vazgeçilsin?
Hangisi ertelensin?
Emekli artık “rahat edeceğim” demiyor.
“Bu ayı da çıkarabilir miyim?” diye düşünüyor.
Torununa harçlık verememenin mahcubiyeti,
alışverişte etiketi görüp ürünü rafa bırakmanın sessizliği var üzerinde.
Emekliler geçiniyor deniyor.
Hayır, emekliler geçinmiyor.
Emekliler idare ediyor,
sabrediyor,
susuyor.
Bir ömür bu ülkeye emek vermiş insanlar,
bugün ikinci iş aramak zorunda kalıyorsa,
burada sadece ekonomik değil, vicdani bir sorun vardır.
Emeklilik bu ülkede dinlenme zamanı olmaktan çıktı,
bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü.
Ve her açıklanan maaş artışı,
umut değil, biraz daha hayal kırıklığı bırakıyor geride.
Gönül Notu:
Emekli geçinmiyor, sabrediyor.
Bir ömrün karşılığı bu olmamalı.
Bir ülkenin vicdanı, emeklisinin sofrasında ölçülür.
